Büyükelçi Mehmet Ferden Çarıkçı’nın, 15 Temmuz Demokrasi Ve Milli Birlik Günü Vesilesiyle Büyükelçiliğimizde Düzenlenen Törende Yaptığı Konuşma

Viyana Büyükelçiliği 16.07.2018

OKUNAN METİN GEÇERLİDİR.

Ekselansları,

Kıymetli Misafirlerimiz,

Bugün burada, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik gününü idrak etmek ve iki yıl önce bu uğurda hayatlarını feda eden şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi anmak üzere toplanmış bulunuyoruz. Bu onurlu mücadelede 251 vatan evladımız şehadete ulaşmış, yaklaşık 2200 kişi de gazilik mertebesine erişmiştir.

15 Temmuz’un Fetullah Gülen’in liderliğinde FETÖ tarafından planladığı ve sivil mahrem “imam”ları vasıtasıyla silahlı kuvvetler içerisindeki unsurları tarafından icra edildiği esasen daha darbe gecesi anlaşılmış idi. O dönemde TBMM’deki tüm siyasi partiler de bu konuda bir ortak bildiri yayınlamışlardı. Geçtiğimiz iki yıl boyunca derinleştirilen soruşturmalar ise bu gerçeği kanıtlarıyla ortaya koymuştur.

Her şeyden önce, 15 Temmuz gecesi Akıncılar Üssünde bulunan Adil Öksüz, Kemal Batmaz, Hakan Çiçek ve Nurettin Oruç’un askeriye içerisindeki FETÖ unsurlarını yönlendiren sivil ekibin başı olduklarına ve darbe gecesi dâhil FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ile irtibat halinde bulunduklarına dair ilave delillere ulaşılmıştır:

Güncel bir gelişme olarak, Kemal Batmaz ve Hakan Çiçek’in Akıncılar üssünden kaçmaya çalışırken araziye attıkları telefonlara ulaşılmış ve üst düzey FETÖ mensuplarıyla gerçekleştirdikleri iletişimlerinin bir bölümü çözümlenebilmiştir. Özellikle Hakan Çiçek’in Pensilvanya’da Fetullah Gülen’in yanında bulunduğu bilinen FETÖ yöneticileri ile darbe akşamı yaptığı mesajlaşmalar önem taşımaktadır. Bu mesajlaşmalar, Fetullah Gülen ile Akıncılar üssündeki sivil FETÖ unsurları arasında doğrudan temas kurulmasına matuftur.

Diğer taraftan, son dönemde giderek artan oranda FETÖ mensubu subay itirafçı olmuştur. Sözkonusu itiraflar, 15 Temmuz darbe teşebbüsünün silahlı kuvvetler içindeki emir komuta zinciri kullanılmaksızın FETÖ’cü sivil imamlar tarafından, örgütün hücre tipi yapılanması vasıtasıyla iletilen talimatlar doğrultusunda yürütüldüğünü gözler önüne sermektedir.

15 Temmuz, FETÖ’nün işlediği en hain ve kanlı cürüm olmakla birlikte, buzdağının görünen yüzüdür.
Geçtiğimiz iki yıl boyunca FETÖ yapılanmasına yönelik sürdürülen soruşturmalarda, bu karanlık örgütün mahrem üyelerini, istihbarat faaliyetlerini ve işledikleri diğer suçları ortaya çıkaran bulgulara da ulaşılmıştır.


Bu kapsamda, özellikle Bylock verilerinin ele geçirilmesi ve kamu hizmetine giriş sınavlarındaki yolsuzlukların ortaya çıkarılması çarpıcı gelişmelerdir.

Bylock’un temel özelliği, bizzat FETÖ tarafından geliştirilmesi, münhasıran örgütsel faaliyetler için örgüt üyelerinin kullanımına açılması, çok kademeli parola ve şifreleme süreçlerinden sonra kullanılabilmesidir. Bu özelliği nedeniyle,


Bylock kullanımı, FETÖ üyeliğine dair çok güçlü bir kanıt teşkil etmektedir

Nihai tahlilde, Türkiye içerisinde yürütülen idari ve adli çalışmalar neticesinde FETÖ’nün devlet kurumlarından büyük oranda temizlenebildiği değerlendirilmektedir. Bu yeni nesil terör örgütünün Türkiye’deki ana omurgası kırılmış durumdadır.

Etkin pişmanlık yasasından yararlanarak itirafçı olanların sayısında büyük artış olmuştur. Fetullah Gülen’in sosyal medyada çıkan son konuşmasında itirafçıları kâfir ilan etmesi önemlidir. Bu konuşma Fetullah Gülen’in zihinsel yapısı bakımından,


kendisine biat etmeyenleri tekfir eden DAEŞ’ten farklı olmadığını da gözler önüne sermektedir.

Bu örgütün yabancı ülkelerdeki uzantılarıyla mücadelemizde de son iki yıl içinde çeşitli başarılar kazanılmıştır.

Dış misyonlarımızın da katkılarıyla iki yıldır devam eden yoğun bilgilendirme kampanyasının somut neticeleri alınmaya başlanmıştır.
Yabancı kamuoylarında FETÖ’nün kendisini lanse etmeye çalıştığı şekilde eğitim ve hayır işleriyle uğraşan toplumsal bir hareket olmadığı yavaş da olsa anlaşılmaktadır. Yakın zamana kadar bu gerçeği kabul etmeyen,

FETÖ mensuplarına kapılarını açan ülkelerde dahi bir hareketlenme gözlenmektedir.


Dünya kamuoylarında FETÖ tehlikesine yönelik farkındalığın artması, bu yapının yurtdışındaki unsurlara karşı yabancı ülke makamları tarafından gerekli idari ve adli tedbirlerin alınmasını kolaylaştırmaktadır. Zira FETÖ, Türkiye’de izlemiş olduğu stratejiyi mevcut olduğu tüm ülkelerde de kullanmakta, okullar ekseninde kurduğu ağları ekonomik ve siyasi nüfuzunu arttırmak için kullanmakta, bu doğrultuda yasadışı faaliyetler gerçekleştirmekte beis görmemektedir. Tabiatıyla, FETÖ’nün istihbarat faaliyetleri de Türkiye’de olduğu gibi üçüncü ülkelerde de sürmektedir. Yabancı dostlarımız, bu gerçeği anlamalarıyla birlikte, FETÖ’ye karşı Türkiye ile işbirliğini derinleştirmeye başlamışlardır.

FETÖ, gerek mali kaynak olarak, gerek örgüte militan devşirme anlamında elindeki en etkili araç olan eğitim kurumlarını teker teker kaybetmektedir. 30’u aşkın ülkede yüzlerce FETÖ okulu/dershanesi kapatılmış/devlet kontrolüne alınmış veya Maarif Vakfına devredilmiştir. Okul sayısı bakımından değerlendirildiğinde ise, ABD’deki FETÖ tarafından işletilen charter okulları dışarıda bırakılacak olursa, FETÖ okullarının yarısının örgüt kontrolünden kurtarıldığı söylenebilecektir. Bazı devletler, kendi ülkelerindeki FETÖ yapılanmalarına karşı adli süreçler başlatmışlardır.

Ağırlıklı bölümü Türkiye’den kaçmış olan FETÖ’nün tepe yapılanmasının Türk adaletine teslim edilmesinin sağlanması temel hedeflerimizdendir.

Bu mücadele uzun soluklu olacaktır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmesiyle etkinliği de şüphesiz artacaktır. Ülkemizde bu mücadelenin devamı için gerekli siyasi irade, milli dayanışma ve birlik mevcuttur. Bu mücadele bir intikam duygusuyla değil, bir adalet duygusuyla yürütülmektedir.

Biz, bu gayretimizde 15 Temmuz gecesi FETÖ teröristlerinin bombalarına hedef olan Gazi Meclisimizin mimarı Clemens Holzmeister’in memleketi Avusturya’nın bizi son iki seneye kıyasla artık daha iyi anladığını ümit ediyoruz.

Tüm zorluklara rağmen Avusturya ve Türkiye önemli Avrupa meseleleri ve küresel konularda yeniden yakın işbirliği yapmalıdırlar. Dolayısıyla aramızda yoğun bir diyaloğun sürdürülmesi bugün hiç olmadığı kadar önem arz etmektedir.

Bu vesileyle, sizlerle birlikte acımızı paylaşmak amacıyla burada bulunan Avusturyalı dostlarımıza teşekkür ediyorum.

Hiçbir ülkenin bir daha asla böyle bir sınamayla karşı karşıya kalmaması temennisiyle aziz şehitlerimizin hatırası önünde saygıyla eğiliyor, ailelerine ve milletimize bir kez daha başsağlığı ve sabır, gazilerimize de şifalar diliyorum.


Teşekkür ederim.


Pazartesi - Cuma

09:00 - 12:30 / 14:00 - 18:30

09:00 - 12:30 14:00-18:30
6.1.2017 Dini Tatil
17.4.2017 Paskalya
1.5.2017 Ulusal Tatil
25.5.2017 Dini Tatil
5.6.2017 Dini Tatil
15.6.2017 Ulusal Tatil
15.8.2017 Dini Tatil
26.10.2017 Ulusal Tatil
1.11.2017 Dini Tatil
8.12.2017 Dini Tatil
25.12.2017 Noel
26.12.2017 Noel